Eber Sarısı Koruma Alanında İnekler Otluyor
Endemik Türün Yaşam Alanında İnekler Görüldü
Dünya üzerinde sadece Eber Gölü ve Akşehir Gölü çevresinde yetişen, başka hiçbir coğrafyada rastlanmayan endemik tür Eber Sarısı (Thermopsis turcica) için koruma altına alınan alanda ineklerin serbestçe otladığı görüntüler kamuoyunun dikkatini çekti. "Koruma altına alındı" yönündeki resmi açıklamanın üzerinden kısa bir süre geçmişken ortaya çıkan bu görüntüler, alınan kararların sahada uygulanmasındaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi.
Tepkiler ve Eleştiriler
Eber Gölü Yaşasın Hareketi Başkanı Ekrem Önder Çiftçi, durumla ilgili yaptığı açıklamada, bir yanda koruma tedbirleri açıklanırken diğer yanda dünyanın başka hiçbir yerinde bulunmayan bir türün yaşam alanında hayvan otlatılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Çiftçi, "Bir tarafta 'koruma altındadır' açıklamaları yapılıyor, diğer tarafta dünyanın başka hiçbir yerinde yetişmeyen bir türün yaşam alanı, göz göre göre hayvan otlatılıyor. Bu kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Cezai Yaptırımlar ve Uygulama Sorunları
Yaşam alanının tahrip edilmesi durumunda 3 milyon 496 bin 767 lira ceza uygulanacağı yönündeki duyuruyu hatırlatan Çiftçi, bu rakamın tek başına bir anlam ifade etmediğini vurguladı. Çiftçi, "Fiilen korunmadıktan sonra cezası ister 3 milyon olsun ister 300 milyon TL hiçbir anlam taşımıyor. Önemli olan cezayı açıklamak değil, bu alanları gerçekten koruyabilmektir." dedi. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Genel Müdürlüğü'nün Eber Gölü'ndeki yetersizliğinin bölge halkı tarafından dile getirildiğini belirten Çiftçi, sürekli personel eksikliğinden şikayet edildiğini söyledi. Türkiye'deki sulak alanların korunabilmesi için tek bir kurumun sorumlu olması gerektiği kanaatini taşıdığını ifade etti.
Sürekli Denetimin Önemi
Doğaseverler de koruma çalışmalarının sadece tabela dikmek veya basın açıklaması yapmakla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguluyor. Sahada sürekli bir denetim mekanizması olmadan alınan her resmi kararın kağıt üzerinde kalma riski taşıdığına dikkat çekiliyor. Eber Sarısı'nın yok olmasının, sadece bölgesel bir kayıp değil, dünya biyolojik çeşitliliği açısından geri dönüşü olmayan bir yıkım olacağı belirtiliyor.